1. SEN
-Nerden tanışıyoruz?
-İsmail... Neydi soyadı? O tanıştırmıştı.
-İsmail? Kim?
-Yoksa neden sizi takip edeyim.
-Bilmem. Bir gün bir fotoğrafa baktım. Sonra hepsine baktım. Benim çekmek istediğim kareler vardı. Ve yazmak istediğim şiirler..
-Dutlar.. Dökülmüş.
-Dökülsün.
-Sinek olmaz mı?
-Olsun.
-Nasıl buldunuz burayı?
-20 yaşında istemiştim. 20 sene sonra oldu.
-Çok isteyince olur'a inanmıyorum ben artık.
- Bunu yaz: Kaybedenler kazananlardır. Usta yemek yiyecek, gitmem lazım. 10 dakika sonra döneceğim. Çiçeği görmeden olmaz.
ismetözelyediiklimaliayçildostotevskimarmarailahiyatkartalsekülerprofildeizmcemreihtidasaitfaiköyküleri
Çiçek solmuştur.
2. ABLA
-Çiçek mayısta açıyor. Biz Haziran'da tanıştık.
-Haziran'da ölmek zor
-Sana gezdireyim burayı.
-Kim yaptı bu resimleri?
-Buraya gelen biri. Baktım güzel çiziyor. Bizim duvarlara da çiz dedim. Bak bunu köyden getirdim, bunu da. Bu kabaklar burada yetişti. Dekorasyona para harcamıyoruz. Bu televizyonda ilk gençlik yıllarımdan.
-Don Kişot güzel.
-Biliyor musun hikayesini?
-Kimse ona inanmazken o şövalye romanlarına inanmış. Devler sanıp yeldeğirmenleriyle savaşmış. Hayal işgale dönüşmüş sonra Batı'da ama...
-Abla! Sen ahlaki açıdan bakıyorsun.
3. METRODAKİ ITIRLI KADIN ya da LEON
-Itır. Pembe çiçekleri vardır. Toprağa ek, tutacak.
-Suya koymayayım mı?
-Gerek yok.
-Ben kalkayım o halde. Borcum?
-Borcun yok.
Ay çöreğiyle başlayan hikaye ıtırla biter. Defne ağacının yeşili yiter. Sonrası sıcak ve insan kalabalığı ve körlük ve Üsküdar.
kaldığımızyerdendevamedelimölmeyeveöldürmeyohalde...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder