9 Ağustos 2015 Pazar

İnsanoğlunun cennette bir öyküsü yoktu, öykü cennetten kovulduktan sonra başladı.
                                                          
BİR DİYALOG

Yazamıyorum, dedi kadın.
Yazdım, yazmasam çünkü deli olacaktım, dedi adam.
Deneme yazamam, çünkü ortada anlatacak bir ‘ben’ yok dedi kadın. Sen öldürdün onu!..
Yapma, başlama yine. Sığınma buna. Sen ‘yazmanın şehveti’yle yaşıyorken bunu söylemen çok saçma, dedi adam.
Önemli bir şeyi önemsiz, önemsiz bir şeyi de önemli hale getirebiliyorsun, bravo! dedi kadın.
“İnsan neden yazar?” diye sordu adam. “Bencillikten dolayı.” diye de cevapladı. Evet, ben bencillikten dolayı yazıyorum doğru, sense yaşamıyorsun bile.
Yaratma cesaretim yok öyle mi? Kuramam, tasarlayamam öyle mi? Zarflarla sıfatlarla problemim mi var benim? Kızdı kadın.
Sen söylenenden hareketle söylenmeyeni keşfedemiyorsun, dedi adam. Sınır koyuyor, ayrıştırıyorsun.
Sınırı koyarken derdim sınırın dışına da çıkmak, bunu görmüyorsun, dedi kadın. Nehrin akışına bakmıyorsun. ‘Orijinal’ ne demek bir fikrin yok değil mi? diye de sordu.
Sen büyük anlatılarla karşılaşmadın daha, dedi adam.
Sen de orta halli bir anlatı sayılırsın, seninle karşılaştım ya! dedi kadın.
Ben sözün sahibiyim, dedi adam. Tanrı’dan bir şeyler var bende. Yazarken kendimi sağaltıyorum da.
Metni kutsa ama kendini asla, dedi kadın.
Bir kelime anlamını diğerlerinden alır, dedi adam.
Anlamın durduğu yerde durursan ancak edebiyat yaparsın, dedi kadın.
Bir şeyi yapmak için bir şeyi yıkmak mı gerekir? diye sordu adam.
Son nedir? diye sordu kadın.
Başı ve ortası olan şeydir, dedi adam. Senin niyetin ne? diye de ekledi.
Eylemlerime bak, niyetimi eleverir, dedi kadın. Niyetimi hayatıma kodladım, diye de ekledi.
Ha ha ha! Bovarist bir karakter olma yolundasın, dedi adam.
Niçin yazıyorsun? sordu kadın.
‘Bu niçin yaşıyorsun?’ demek gibi, dedi adam.
Başka bir halta yaramadığın için yazıyor olmayasın dedi kadın.
Güldü Tanrı. Olan olması gereken olmayınca hikaye başlardı. “Herkes yazabilir.” dedi Tanrı. “Ben de yazdım, yazıyorum. Ben bir hikaye yazarıyım.” diye de ekledi. “Yazacak mısınız?” diye sordu.
Kesin olmayan her cevap bir ümitti. Ve doğrusu insan çok nankördü.

Kuşadası Haziran/2015









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder